Uzlaştırma, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görenin, Cumhuriyet savcısı tarafından görevlendirilen bağımsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla bir araya getirilerek zararın giderilmesi ve uyuşmazlığın ceza davası açılmadan çözülmesidir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen bu kurum, kapsama giren suçlarda savcının zorunlu olarak işletmesi gereken bir dava şartıdır: Uzlaştırma girişiminde bulunulmadan dava açılamaz. Uzlaşma sağlanırsa şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir, sanık ise davanın düşmesiyle cezadan kurtulur. Bu rehberde uzlaştırmanın kapsamındaki suçları, sürecin adımlarını, edimleri ve sonuçlarını resmi mevzuat çerçevesinde açıklıyoruz.
Uzlaştırma nedir ve ceza davasız çözüm nasıl işler?
Uzlaştırma, fail ile mağdur arasındaki uyuşmazlığın yargı organları dışında, tarafların iradesiyle çözülmesini sağlayan bir ceza muhakemesi kurumudur. CMK m. 253/1’e göre soruşturma aşamasında, m. 254’e göre ise kovuşturma aşamasında uzlaştırma girişiminde bulunulur. Süreçte tarafları bir araya getiren ve anlaşmayı kolaylaştıran kişi, savcılıkça baro listesinden seçilen uzlaştırmacıdır. Uzlaştırmanın amacı, küçük ve orta ağırlıktaki suçlarda mağdurun zararının hızlıca giderilmesi, failin ise ceza yargılaması ve mahkumiyetle yüzleşmeden topluma kazandırılmasıdır. Uzlaşma sağlandığında soruşturma dosyası kapatılır, kovuşturma aşamasında ise davanın düşmesine karar verilir. Bu yönüyle uzlaştırma, dava şartı niteliği taşır: Kapsama giren suçlarda savcı öncelikle uzlaştırma yolunu denemek zorundadır.
Hangi suçlar uzlaştırma kapsamındadır?
Uzlaştırma kapsamındaki suçlar CMK m. 253/1’de iki grupta sayılmıştır:
- Şikayete bağlı suçların tamamı: Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan bütün suçlar (örneğin hakaretin basit şekli, cinsel taciz, evlenmede hile gibi suçların şikayete tabi halleri).
- Kanunda açıkça sayılan suçlar: Kasten yaralama (TCK m. 86/3 hariç), taksirle yaralama (TCK m. 89), hakaret (TCK m. 125), konut dokunulmazlığının ihlali (TCK m. 116), iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, hırsızlık (TCK m. 141), mala zarar verme (TCK m. 151), güveni kötüye kullanma (TCK m. 155), dolandırıcılık (TCK m. 157), karşılıksız yararlanma (TCK m. 163), kredi kartının kötüye kullanılması (TCK m. 164), şantaj (TCK m. 107), hileli iflas (TCK m. 161), taksirli iflas ve belgede sahtecilik suçlarının kanunda öngörülen halleri.
Kapsam dışı durumlar: CMK m. 253/2’ye göre uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmesi halinde uzlaştırma hükümleri uygulanmaz. Ayrıca mağdurun kamu tüzel kişisi olduğu suçlarda, etkin pişmanlık hükümleri öngörülen suçlarda ve 5271 sayılı Kanun’un özel düzenleme getirdiği hallerde uzlaştırma yoluna gidilmez. Tehdit (TCK m. 106), yağma (TCK m. 148) ve cinsel saldırı gibi ağır suçlar kapsamda değildir.
Uzlaştırmacı nasıl görevlendirilir?
Uzlaştırma süreci, Cumhuriyet savcısının harekete geçirmesiyle başlar. Soruşturma kapsamında şüpheli ve mağdur, uzlaştırma kapsamındaki suçlarda savcılıkça uzlaştırma teklif edilir; tarafların kabulü halinde uzlaştırmacı görevlendirilir. Uzlaştırmacı, baro tarafından hazırlanan listeden savcılıkça seçilir ve Uzlaştırma Yönetmeliği uyarınca eğitim ve sicil şartlarını taşıyan avukat veya hukukçu kişiler arasından belirlenir. Uzlaştırmacı, taraflarla bizzat iletişime geçer, görüşme gününü belirler ve süreci tamamladığında savcılığa rapor sunar. Görevlendirme sırasında tarafların birbirleriyle doğrudan görüşme zorunluluğu yoktur; uzlaştırmacı, taraflarla ayrı ayrı veya birlikte görüşebilir. Uzlaştırmacı, görevini yerine getirirken taraflara eşit davranmak, gizliliğe uymak ve süreci şeffaf biçimde yürütmekle yükümlüdür.
Uzlaştırma süreci hangi adımlardan oluşur?
Uzlaştırma süreci, mevzuatta ayrıntılı biçimde düzenlenen şu adımlardan oluşur:
- Başvuru ve teklif: Savcılık, kapsama giren suçlarda şüpheli ve mağdura uzlaştırma teklif eder; teklif, taraflara usulüne uygun biçimde bildirilir.
- Kabul ve görevlendirme: Tarafların kabulü halinde uzlaştırmacı görevlendirilir; reddedilirse soruşturma olağan akışında devam eder.
- Görüşme: Uzlaştırmacı, taraflarla birlikte veya ayrı ayrı görüşerek talepleri ve çözüm önerilerini dinler; edim önerilerini taraflara iletir.
- Anlaşma tutanağı: Taraflar anlaşırsa, edimin niteliği ve ifa süresi açıkça yazılmak suretiyle tutanak düzenlenir.
- Rapor: Uzlaştırmacı, yapılan işlemleri ve sonucu içeren raporunu savcılığa sunar.
- Karar: Savcılık, uzlaşmanın yerine getirildiğini görürse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir; yerine getirilmezse soruşturmaya devam eder.
Süreç boyunca tarafların avukat bulundurma hakkı saklıdır ve avukat bulundurmayan taraflara baro tarafından avukat görevlendirilebilir.
Uzlaştırma kapsamında hangi edimler kararlaştırılabilir?
Uzlaştırma sonucunda taraflar, suçtan doğan zararın giderilmesi için çeşitli edimler üzerinde anlaşabilir. Uzlaştırma Yönetmeliği’ne göre en sık kararlaştırılan edimler şunlardır:
| Edim türü | Açıklama | Örnek |
|---|---|---|
| Para ödemesi | Zararın tamamının veya bir kısmının nakden ödenmesi | 15.000 TL hasar bedelinin taksitle ödenmesi |
| Mal varlığının iadesi | Çalınan veya alıkonulan malın geri verilmesi | Hırsızlık konusu telefonun iadesi |
| Özür dileme | Mağdurdan yazılı veya sözlü özür | Hakaret dosyasında yazılı özür mektubu |
| Hizmet edimi | Topluma veya mağdura faydalı bir hizmetin yerine getirilmesi | Bir kamu kurumunda gönüllü çalışma |
| Tedavi ve eğitim | Bağımlılık tedavisi, eğitim programına katılım | Alkol bağımlılığı tedavi programına devam |
Edimin miktarı ve ifa süresi, somut olayın özelliklerine göre uzlaştırmacı tarafından belirlenir; tarafların özgür iradesi esas alınır ve edimlerde orantılılık gözetilir.
Uzlaşma sağlanırsa sonuç ne olur?
Uzlaşmanın sonuçları, sürecin hangi aşamada gerçekleştiğine göre değişir:
- Soruşturma aşamasında uzlaşma: CMK m. 253/19 uyarınca uzlaşmanın yerine getirilmesi halinde şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Şüpheli, ceza davası açılmaksızın ve mahkumiyet kararı olmaksızın süreçten çıkar.
- Kovuşturma aşamasında uzlaşma: CMK m. 254 uyarınca mahkeme, uzlaştırma işlemini yaptırır; uzlaşmanın sağlanması ve edimin yerine getirilmesi halinde davanın düşmesine karar verilir.
- Sicil etkisi: Uzlaşma, bir mahkumiyet kararı olmadığından adli sicile işlenmez; ancak uzlaştırma kayıtları, uzlaşmanın niteliği itibarıyla suçun işlendiğine dair hüküm kurulmasına engel olur.
- Şikayetten vazgeçme: Uzlaşma sürecinde mağdurun şikayetinden vazgeçmesi halinde şikayete tabi suçlarda soruşturma veya kovuşturma ayrıca sona erer.
Uzlaşmanın yerine getirilmemesi halinde ne olur?
Uzlaşmanın edimleri, kararlaştırılan sürede yerine getirilmezse süreç yeniden adli makamlara döner. CMK m. 253/19’a göre; şüpheli hakkında uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişse bu karar kaldırılarak soruşturmaya devam olunur. Kovuşturma aşamasında edimlerin yerine getirilmemesi halinde dava düşmez; mahkeme, dava dosyasının işlemine kaldığı yerden devam eder. Edimlerin kısmen yerine getirilmesi halinde ise uzlaştırmacı raporu dikkate alınır ve takdir savcılık ya da mahkemeye aittir. Bu nedenle tarafların, uzlaşma tutanağında kararlaştırılan edimin miktarını ve süresini gerçekçi biçimde belirlemesi; şüphelinin ise edimi kanıtlanabilir şekilde (banka havalesi, makbuz, ibraname) yerine getirmesi büyük önem taşır.
Uzlaştırma sürecinde tarafların hakları nelerdir?
Uzlaştırma sürecinde hem şüpheli hem mağdur, ceza muhakemesinin genel güvencelerine sahiptir:
- Avukat bulundurma hakkı: Taraflar süreç boyunca avukatla temsil edilebilir; maddi durumu elvermeyen mağdur için baro adli yardım bürosu avukat görevlendirebilir.
- Görüşmeyi kabul etmeme hakkı: Hiç kimse uzlaştırmaya katılmaya zorlanamaz; teklifin reddi, aleyhe değerlendirme oluşturmaz.
- Ayrı görüşme talebi: Mağdur veya şüpheli, birbirleriyle yüz yüze gelmek istemezse uzlaştırmacıdan ayrı ayrı görüşme talep edebilir.
- Gizlilik: Uzlaştırma görüşmeleri gizlilik içinde yürütülür; uzlaştırmacı, tarafların rızası olmadan görüşme içeriğini açıklayamaz.
- Şeffaf bilgilendirme: Uzlaştırmacı, taraflara sürecin işleyişi ve sonuçları hakkında yeterli bilgi vermek zorundadır.
Bu hakların ihlali halinde taraflar savcılığa şikayette bulunabilir ve sürecin yenilenmesini talep edebilir.
Uzlaştırma sürecinin süreleri ve raporlama nasıl işler?
Uzlaştırma süreci, Uzlaştırma Yönetmeliği’nde belirlenen süreler içinde tamamlanmalıdır. Uzlaştırmacı, görevlendirme kararının kendisine tebliğinden itibaren; taraflarla ilk görüşmesini en geç 30 gün içinde yapar, görüşmeleri tamamlar ve raporunu savcılığa sunar. Sürenin yetersiz kalması halinde uzlaştırmacı, savcılıktan ek süre talep edebilir. Süreç boyunca uzlaştırmacı; tarafların kimlik bilgilerini, görüşme tarihlerini, önerilen ve kabul edilen edimleri, tarafların beyanlarını içeren ayrıntılı bir rapor düzenler. Rapor; uzlaşmanın sağlanıp sağlanmadığını, edimlerin yerine getirilip getirilmediğini ve sürecin hangi aşamada kaldığını açıkça gösterir. Raporun eksik veya usulüne aykırı düzenlenmesi, Yargıtay tarafından soruşturmanın yenilenmesi veya kovuşturmanın iadesi gerekçesi sayılabilir; bu nedenle raporlama, sürecin hukuki güvenliğini sağlayan en kritik aşamalardan biridir.
Uzlaştırma ile dava açma ilişkisi nasıl kurulur?
Uzlaştırma, kapsama giren suçlarda dava şartıdır: Savcı, uzlaştırma yolunu işletmeden kamu davası açamaz; uzlaştırma girişiminde bulunulmadan açılan davalarda mahkeme, uzlaştırma hükümlerini işleterek süreci tamamlar. Bu kural, m. 254’te “kovuşturma evresinde uzlaştırma” başlığıyla düzenlenmiştir. Uzlaştırma sağlanamazsa savcılık, soruşturmayı tamamlayarak iddianame düzenler ve dava açılır; mahkeme, uzlaşmanın mümkün olmadığı dosyalarda yargılamaya devam eder. Uzlaşmama, sanık aleyhine ağırlaştırıcı değerlendirilemez; ancak mağdur, ceza davası sürecinde ayrıca hukuk mahkemesinde tazminat talep edebilir. Uzlaştırma sürecinin usulüne uygun yürütülmemesi, Yargıtay tarafından bozma nedeni kabul edilmektedir.
Sonuç
Uzlaştırma, kapsamdaki suçlarda dava şartı olarak işletilen ve başarıyla sonuçlandığında ceza davası açılmasını ya da devamını önleyen etkili bir kurumdur. Şikayete bağlı suçlar ile kanunda sayılan suçların büyük bölümünde savcılık öncelikle uzlaştırma yolunu dener; tarafların anlaşması halinde edimlerin yerine getirilmesi kaydıyla şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Sürecin usulüne uygun yürümesi, tarafların haklarını ve süreleri iyi bilmesine bağlıdır. Uzlaştırma sürecinizin her aşamasında bir ceza avukatından destek almanız, hem edimlerin makul belirlenmesi hem de hak kaybının önlenmesi açısından önemlidir. Uzlaştırma sağlanamadığında izlenecek suç duyurusu ve savcılık süreci rehberimizi ve dava sonucunda gündeme gelebilecek HAGB ve denetimli serbestlik konulu yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
Son güncelleme: Ağustos 2026. Uzlaştırma kapsamı ve usulü, CMK ve Uzlaştırma Yönetmeliği değişiklikleriyle güncellenebilir; resmi mevzuatı kontrol ediniz.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık değildir, avukatınıza danışınız.
Sık Sorulan Sorular
Uzlaştırma kapsamındaki bir suçta dava açılmışsa ne olur?
Kovuşturma aşamasında mahkeme, CMK m. 254 uyarınca uzlaştırma işlemini yaptırır. Taraflar uzlaşırsa ve edimler yerine getirilirse davanın düşmesine karar verilir; uzlaşma olmazsa yargılamaya devam edilir.
Uzlaştırma teklifini reddedersem aleyhime sonuç doğar mı?
Hayır. Uzlaştırma teklifini reddetmek veya görüşmeye katılmamak, hukuken aleyhe bir değerlendirme oluşturmaz; savcılık veya mahkeme, süreci olağan şekilde sürdürür. Red, kişinin dava hakkını etkilemez.
Uzlaştırma adli sicile işlenir mi?
Uzlaşma bir mahkumiyet değildir; şüpheli veya sanık hakkında hüküm kurulmadığından adli sicile işlenmez. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya düşme kararı, kayıt altına alınmakla birlikte mahkumiyet sonucu doğurmaz.
Uzlaştırmacı ücretini kim öder?
Uzlaştırmacı ücreti ve masrafları, Uzlaştırma Yönetmeliği uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; taraflardan uzlaştırma için ücret talep edilmez. Bu yönüyle uzlaştırma, taraflar için düşük maliyetli bir çözüm yoludur.
Şantaj ve tehdit suçları uzlaştırma kapsamında mıdır?
Şantaj (TCK m. 107) kapsamda iken tehdit (TCK m. 106) kapsamda değildir. Kapsam, CMK m. 253/1’de açıkça sayılmıştır; somut olayda suçun hangi maddeye girdiği savcılıkça belirlenir.
Uzlaşma sağlanırsa mağdur tazminat davası açabilir mi?
Uzlaşma, ceza soruşturmasını sona erdirir; ancak hukuk davaları bakımından engel oluşturmaz. Mağdur, ceza davasından bağımsız olarak hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Uzlaşma tutanağı, bu davada delil olarak değerlendirilebilir.
Bu rehber 14 Ağustos 2026 tarihinde mevzuatla karşılaştırılarak gözden geçirildi.
Bu hukuk dalındaki diğer rehberler
- Suç Duyurusu Nasıl Yapılır? Şikayet Dilekçesi ve Savcılık Süreci
- İfadeye Çağrılan Ne Yapmalı? Şüpheli ve Tanık Hakları
- Hakaret Suçu: Sosyal Medya Paylaşımları ve Cezası
- Tehdit ve Şantaj Suçları: Delillendirme ve Şikayet Süreci
- İnternet Dolandırıcılığı: Para İadesi ve Şikayet Yolları
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB): Şartlar ve Sonuçlar